REHBERLİK
VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİNİN AMACI
Psikolojik danışma ve rehberlik
uygulamalarının amacını ortaya koyabilmek için öncelikle, "kendini gerçekleştirme"
(self-actualizing) kavramından hareket etmekteyiz. Bu kavram alan literatüründe
önemle üzerinde durulmaktadır ve insan ihtiyaçları arasında en üst düzeydeki
ihtiyaç olarak belirlenmektedir. Buna göre, insanın davranışlarına yön veren
ana güdü, insanın kendini gerçekleştirme güdüsüdür.
Kendisini gerçekleştirmekte olan bireyin taşıdığı özellikler, aslında,
psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gereken özelliklerdir.
Bunlar genel olarak şöyle özetlenebilir:
Kendini gerçekleştirmekte olan birey daha yeterli bir kişiliğe sahiptir
ve daha verimlidir. Kim olduğunu gerçekçi biçimde algılayabildiği gibi, kim
olabileceği hakkında da tutarlı bir görüşe sahiptir. Hem kendisi hem de başkaları
hakkında iyi düşüncelere sahiptir. İnsan değerlerine saygı duyar, benimser,
geliştirir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey geçmişten daha çok geleceğe
dönüktür, yaratıcıdır. Kendine saygı duyar, kendini olduğu gibi kabul eder,
duygularını açığa vurmaktan kaçınmaz. Değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır.
Kendini değişmekte olan dünyanın yine değişmekte olan gerçek bir parçası olarak
görür.
Kendini gerçekleştirme birey için yaşam boyu süren bir süreçtir. Her
bireyin bunu belirli bir dönemde belirli bir gerçekleştirme düzeyi bulunmaktadır.
İşte eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin amacı öğrencinin
eğitim-öğretim yaşantısı dahilinde kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır
ve bu amaç anlaşılacağı üzere Eğitim Sistemimizin genel amaçlarıyla da büyük
ölçüde uyum içerisindedir. Bu nedenledir ki, öğretimi temel alan bir yaklaşımla
eğitim sistemimizin genel amaçlarını gerçekleştirmek olası görülmemektedir.
Bununla birlikte, sözkonusu hizmetlerin amacını gerçekleştirmede, uygulamalarda,
Ülkemizin toplumsal özellikleri de tabii ki dikkate alınmak durumundadır.