AÇIKLAMALAR

 

            Türkçe dersi öğretim programı konuları sekiz yılda işlenecek şekilde düzenlenmiştir.

 

            Türkçe öğretiminin temel amaçlarından biri bireyin anlama ve anlatma gücünü geliştirmektir. Bu nedenle Türkçe dersinde anlama gücü, anlatma becerisi, görsel ve işitsel algı, dinleme ve okuma alışkanlığı, dil bilgisi ve yazım kurallarının kavratılması, Türkçenin sevdirilmesinin önemi büyüktür.

 

            Görsel ve işitsel algı çalışmalarına yönelik amaç ve davranışlar Türkçe dersi içinde verilmiş olmasına karşın, bu çalışmaları öğretmen bütün diğer dersler içine yayabilir ve geliştirebilir.

 

            İlk okuma yazma öğretiminin genel amacı, çocuğa yaşamı boyunca kullanacağı okuma ve yazmanın temel becerilerini kazandırmaktır. Okuma-yazma öğretiminde günümüze kadar çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Bunlar harf yöntemi, hece yöntemi, sözcük yöntemi, karma yöntem, çözümleme yöntemi vb.dir. Ülkemizde uygulanan yöntem, çözümleme yöntemidir. Bu yöntemde çocuğun geçmiş yaşantısı, çevresi ve sözcük dağarcığı göz önüne alınarak kısa fiş tümceleriyle ilk okuma yazma çalışmalarına başlanır. Zamanla bu tümceler sözcüklere, sözcükler hecelere, heceler de harflere bölünür. Daha sonra elde edilen sözcük, hece ve harflerle yeni tümceler kurulur. Programda okuma yazma etkinliğinin bir arada yürütülmesi esas alınmış ve buna yönelik amaç ve davranışlar verilmiştir. Ancak zihinsel öğrenme yetersizliği olan bireylere özgü, özel bir okuma yazma yöntemi de bulunmamaktadır. Yukarıda sözü edilen yöntemlerden, bireysel farklılıklar da dikkate alınarak öğrencilerin başarılı olabileceği bir yöntemle bu çalışmalar yürütülebilir.

 

            Okuma-yazma öğretiminin amaç ve davranışlarının gerçekleştirilmesinde birbirinin ön koşulu olan basamakların kazandırılması önem taşımaktadır. Çünkü bir basamağın amaç ve davranışları bir sonraki basamağın ön koşulu olabilmektedir. Örneğin, hazırlık dönemi davranışlarını (el parmak çalışması, çizgi çalışması vb.) kazanamayan bir öğrenci tümce basamağında başarısız olacaktır. Bu nedenle hazırlık dönemi çalışmalarına özel bir önem verilmelidir.

 

Hazırlık dönemi için yapılacak çalışmaları şöyle sıralayabiliriz:

 

1. Kavram gelişimini sağlayan çalışmalar (sayı, şekil, renk, eşya, zıtlık kavramları

    vb.),

2. Büyük kas gelişimini sağlayan çalışmalar (kolları döndürme, başı çevirme vb.),

3. Küçük kas gelişimini sağlayan çalışmalar (boyama, yırtma, ip sarma, yoğurma

    çalışması vb.),

4. Sosyal ve duygusal gelişimi sağlayan çalışmalar (paylaşma, arkadaşlık ilişkileri,

    yardım etme vb.),

5. Dil gelişimini sağlayan çalışmalar (olay kartları, sıralama kartları, öykü okuma ve

    anlatma, yaptıklarını anlatma, tanıtma vb.),

6. Dikkat ve algı gelişimini sağlayan çalışmalar (nesneler arasındaki farkı sezme,

    kıyaslama yapma, benzerlikleri bulma, nesneleri eşleme, hareketli cisimlerin

    yönünü tayin etme vb.),

7. Dinleme becerisini geliştirici çalışmalar (otur, kalk, elinle başına dokun, öyküyü

    dinle, dinlediğini anlat vb. yönergeleri yerine getirme),

8. Yazma becerisini geliştirici çalışmalar;

    a. Havada, suda ve kum havuzunda çeşitli yazma alıştırmaları,

    b. Avuç içi ve parmaklarla serbest boyama çalışmaları,

    c. Kaslarına uygun kalınlıkta renkli kalemlerle serbest boyama ve çizme

        çalışmaları,

    ç. Kalın uçlu kalemle başlayıp ince uçlu kaleme doğru uzanan çizgi çalışmaları.

Temel çizgi çalışmalarında, programda belirtilen temel çizgi çizme aşamaları öğrenci için yeterli olmadığında;

· Yazılı olarak verilen çizgi üzerinden çizme,

· Kesik çizginin (aşamalı olarak sıklığı azalan) üzerinden çizme, örneğin:

· Modele bakarak çizgi çizme gibi daha alt basamaklara ayrılarak çalışmalar

sürdürülmelidir.

 

Tümcelerin seçiminde, tek ve iki heceli, iki sözcüklü tümcelerle işe başlanmalı tümce çalışmalarının tamamında bu tür tümcelere ağırlık verilmelidir. Tümcelerin içinde, öğrencinin yakın çevresindeki nesnelerin adları, sınıftaki arkadaşlarının adları vb.nin kullanılmasına özen gösterilmelidir. Tümcelerin içinde “li, lü, lik, lık, ci, cu, çı” gibi yapım ekleriyle oluşturulmuş sözcüklerin yer almasına da dikkat edilmelidir. Tümcelerde harflerin büyük ve küçük yazılımlarının hepsinin geçmesine dikkat edilmelidir. Tümceler dil bilgisi kurallarına uygun yazılmalıdır. Tümceler saptanırken, önemli gün ve haftaların anlamına uygun tümcelerin de seçilmesine özen gösterilmelidir. Bir önceki tümcelerde verilen sözcüklerin daha sonra gelen tümcelerde tekrar edilmesine özen gösterilmelidir.

 

Okuma-yazma çalışmaları sırasında eğitsel oyunlar düzenlenerek öğrenmenin kalıcı olması ve sıkıcı olmaması sağlanmalıdır.

 

Okuma-yazma çalışmalarında sözcük piyangosu, sürgülü tümce aracı gibi araçlar geliştirilmeli ve bunların sürekli kullanımına özen gösterilmelidir.

 



 


Sözcük piyangosu Sürgülü tümce aracı
Okuma-yazma çalışmaları yapılırken öğrencilerin yazdıkları sürekli kontrol edilmeli


Sözcük piyangosu                                            Sürgülü tümce aracı

            Okuma-yazma çalışmaları yapılırken öğrencilerin yazdıkları sürekli kontrol edilmeli, hatalı yazılımlar düzelttirilmelidir.

 

            Dinleme; konuşan kişinin vermek istediği sözel iletileri anlayabilme ve söz konusu uyarana karşı tepkide bulunabilme etkinliğidir. İşitme ve dinleme birbirinden farklı etkinliklerdir. İşitme, isteğimiz dışı gerçekleşirken dinleme, belli bir amaç doğrultusunda yapılmaktadır.

 

            Dinleme eğitiminin başlıca amaçları;

            · Söylenen sözleri, kavramaları tam olarak anlayabilme,

            · Konuşulanı, okunanı anlayabilme,

            · Bilgi, düşünce ve haber alabilme,

            · Dinledikleri arasında neden-sonuç ilişkisi kurabilme,

            · Dinlediği konuşmanın ana düşüncesini kavrayabilme,

            · Dinlediğinin eksik, yanlış, abartılı, yararlı vb. yönlerini seçebilme,

            · Dinlediklerini tarafsız bir biçimde değerlendirebilme,

            · Dinlediklerine karşı hoşgörü duygusu geliştirebilmedir.

 

            Dinlemede etkinliğin sağlanabilmesi; dinlemeye hazırlanılması, dikkatin konu üzerinde toplanması ve dinleme amacının belirlenmiş olmasını gerektirir.

 

            Ayrıca dinleme ile ilgili bazı ilkelerin gerçekleştirilmesi de etkili bir dinleme için oldukça önemlidir.

 

            Bu ilkelerin başlıcaları şunlardır:

            · Dinleme eğitimi küçük yaşlardan itibaren başlamalıdır. Öğrencilerin düzeyine uygun öyküler okunması, öyküler üzerinde konuşulması ve dramatizasyon etkinlikleri öğrencilerin daha erken yaşlarda dinlemeye karşı bir yatkınlık göstermelerini sağlayacaktır.

            · Dinleme eğitimi için okulun her türlü olanaklarından yararlanılmalıdır. Özellikle müzik ve konferans dinleme, film ve oyun izleme, eğitsel kollarda görev alma gibi etkinlikler dinleme zevk ve alışkanlığı kazandırma bakımından çok önemlidir.

            · Dinleme eğitiminde; kasetçalar, TV, video gibi modern eğitim araçlarından

yararlanılmalıdır.

            · Dinlemede zihin etkendir. Çocukta dinleme süresi, yaşa ve zihinsel gelişime paralel olarak artar. Okulda dinleme etkinlikleri düzenlenirken bu noktalar göz önünde bulundurulmalıdır.

 

            Dinleme öğretiminin başarılı olabilmesi için dinleme öncesi, dinleme sırası ve

dinleme sonrasındaki etkinlikler de önemlidir.

            · Dinleme öncesi başlıca etkinlikler; dinlenecek konu hakkında bilgi verme,

dinlenecek metinde geçen olayların görsel araçlarla canlandırılması, dinlenecek metinde geçen yeni sözcükler ve yeni cümle yapılarının öğretilmesi gibi etkinliklerdir.

            · Dinleme sırasındaki başlıca etkinlikler; öğretmenin metni yüksek sesle okuması,

öğrencilerden metni dinlerken farklı tonlama ve vurgulamalara dikkat etmelerinin istenmesi, öğrencilerin dinlediklerini yinelemelerinin istenmesi gibi etkinliklerdir.

            · Dinleme sonrası başlıca etkinlikler; öğrencilerin dinlenen metin ile ilgili sorulara yanıt vermeleri, metin ile ilgili resim ya da tümceleri olay sırasına göre dizmeleri, dinlenen metne uygun başlık önermeleri gibi etkinliklerdir.

 

            Etkili dinlemede en önemli noktalardan biri de dinleyenin, dikkatini o konu üzerinde toplamasıdır. Dikkat kontrolünün sağlanması ve geliştirilmesi için bazı temel ilkelerin göz önüne alınması gerekir. Bunlar;

            · Öğrencinin fiziksel olarak rahat olması,

            · Kullanılan araçların, öğrencinin gelişim düzeyine uygun ve ilgi çekici olması,

            · Etkinliklerin kısa, basit ve öğrencinin yeteneklerine uygun olması,

            · Öğrencilerin ödüllendirilmesi,

            · Yönergelerin kısa, net ve anlaşılır olmasıdır.

 

Okuma, bir yazıyı; tümceleri, sözcükleri, noktalama imleri ve öteki ögeleriyle görme, algılama ve kavrama sürecidir. Okuma işlemi, gözlerin ve ses organlarının çeşitli hareketleri ve zihnin yazılı simgeleri anlamasıyla oluşur.

 

Okuma, eğitim programları içinde önemli bir etkinliktir. Okulda öğrenme, büyük ölçüde okuduğunu anlamaya bağlıdır. Okuma; bilişsel, duyuşsal ve davranışsal olmak üzere üç boyutta ele alınmalıdır. Bunlardan birinin eksikliği ya da yetersizliği okumayı olumsuz yönde etkileyecek, kişinin okuduğunu tam ve doğru olarak anlamamasına neden olacaktır.

 

Okumanın başlıca amaçları;

· Sözcükleri tanıma ve anlamlarını bulma, okunan materyali kavrama ve yorumlama, sesli okuma, sessiz okuma, kitapları etkili kullanma becerileri geliştirebilme,

· Okumadan zevk alabilme,

· Okumayı bireysel ilgi ve gereksinimlerini karşılamada kullanma yeteneği

geliştirebilme,

· Okuma yoluyla zengin ve türlü yaşantılar sağlayabilme,

· Sürekli okuma ilgisini geliştirebilme,

· Anlatım gücünü geliştirebilmedir.

 

İlköğretim okullarında yapılan okuma çalışmaları daha çok öğrencilere hızlı, doğru ve anlayarak okuma becerisini kazandırmaya, okuma zevki vermeye ve onların sözcük dağarcığını zenginleştirmeye yöneliktir.

 

Okuma, sesli ve sessiz okuma gibi türlere ayrılabilir.

Sesli okuma, gözle algılanıp zihinle kavranan sözcük ya da sözcük kümelerinin, konuşma organlarının yardımıyla söylenmesidir. Sesli okumada temel amaç, yazının doğru ve konuşma dilinin özelliklerini yansıtacak biçimde seslendirilmesidir. Başarılı bir sesli okuma için; metnin tümce yapısına, anlatım özelliğine, yazım kurallarına, hızlı okumadan kaçınmaya, sesin metindeki ana düşünceye ya da olayların özelliklerine göre ayarlanmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca, metinde geçen bilinmeyen sözcüklerin anlamlarının açıklanması, metinde geçen olayların canlandırılması, öğretmenin metinle ilgili resimleri göstererek yüksek sesle metni okuması, öğretmen metni okurken öğrencilerin yinelemesi gibi etkinliklerin belli bir sırayla verilmesi sesli okuma öğretmenin başarısını arttıracaktır.

 

Sessiz okuma, ses organlarından herhangi birini hareket ettirmeden gövde ve baş hareketleri yapmadan yalnızca gözle yapılan okumadır. Sessiz okuma öğretiminde yapılacak bazı etkinlikler bu tür okumanın geliştirilmesi için önemlidir. Okuma öncesinde metinle ilgili resim ve başlık hakkında konuşulması ve metinde geçen bilinmeyen sözcüklerin açıklanması; okuma sonrasında ise öğrencilerin metinle ilgili sorulara doğru yanıtlar vermesi, metnin ana düşüncesinin söylenmesi, metindeki olayı anlatan resimleri sıraya koymaları, metni kendi sözcükleriyle özetlemelerinin sağlanması gerekir.

 

Okumada, okumanın kendisi kadar anlama da önemlidir. Bu iki çaba birbirinden ayrı gibi görünse de birbirine neden-sonuç ilişkisi ile bağlıdır. Bu nedenle anlamanın birinci aşaması iyi okumak, ikinci aşaması ise okunan yazıyı kavramaktır.

 

            Konuşma, dilin seslerle ifade biçimidir. İletişimi gerçekleştirmede, insanlar çeşitli yöntemler ve araçlar kullanabilirler. Bunlar içinde en yaygın kullanılan araç sözel dildir. Dil, aynı kültürü paylaşan insanların duygu ve düşüncelerini aktarmada kullandıkları ses ve işaretler bütünüdür.

 

Dünyadaki çoğu insan topluluğu, mesajları kulak kanalı ile algılayabilerek işitsel bir biçimde kodlamakta, bunun için de alt ve üst solunum yollarından yararlanmaktadır. Gırtlağımız, dilimiz, çenemiz, dudaklarımız vb. konuşma işlevini yerine getiren organları kullanarak dil kurallarını akustik mesajlar hâlinde başkalarına aktarma becerisine “konuşma” denir.

Çocuğun, konuşma döneminin ilk basamaklarında karşısında dinleyen kişi olup olmadığına bakmaksızın konuştuğunu görürüz. Bu gibi durumlarda çocuk çevresindekilerle ilişki kurmak için değil, kendini ifade etme ve fiziksel ihtiyaçlarını giderme amacı ile konuşur. Daha sonraki aşamalarda konuşma, öğrenci için çevresindekilerle ilişki kurma aracı hâline gelir. Yani iletişim kurma süreci hâline gelir. Bu süreçte çoğunlukla sesli simgeler yer alır. Bunlar gelenekseldir ve her dilin simgeleri, o toplumun kullanageldiği simgelerdir.

 

Konuşma, taklit yoluyla kazanılan bir beceridir. Bu becerinin gelişebilmesi için bireyin çevresinde konuşan başka bireylerin olması gerekir. Konuşmanın kazanılıp pekiştirilmesinde çevrenin rolü büyüktür.

 

Öğrenci, öğrenme olanaklarına sahip değilse, konuşma işlevini yerine getiren organların sağlıklı olmasına karşın yine de konuşamaz.

 

Konuşmanın öğrenilmesi, pekiştirilmesi ve gelişmesi; belli bir olgunluğa ulaşmaya, alıştırma fırsatı bulabilmeye, yeterince güdülenmeye ve rehberlik edilmesine bağlıdır. Bu koşulların durumu, derecesi, konuşmayı etkileyen etmenler olarak karşımıza çıkar.

 

Konuşma işlevini yerine getiren organların konuşma sürecinde işlevlerini yerine getirebilmesi için tam ve doğru çalışması gerekir. Konuşma işlevini yerine getiren organlardan, herhangi birinin bu süreçte yer almaması veya işlevini istenilen düzeyde yerine getirememesi sebebiyle konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir. Konuşma işlevini yerine getiren organlardaki işlev bozukluğunu giderebilmek için dil, dudak, nefes, çene, damak ve gırtlak alıştırmaları yaptırılır. Bu çalışmaları şöyle sıralayabiliriz:

 

a. Dil ve dudak alıştırmaları

    1. Dili ağız dışında aşağı yukarı hareket ettirme

    2. Dili ağız dışında yuvarlama

    3. Dili ağız dışında sağa sola hareket ettirme

    4. Diliyle dudağın etrafını yalama

    5. Diliyle dondurma yalama

    6. Dudakları açıp kapama

    7. Dudakları büzme

    8. Dili damağın önünden arkasına hareket ettirme

    9. Dudakları sağa sola hareket ettirme.

b. Nefes alıştırmaları

    1. Balon, poşet vb.ni şişirme

    2. Tüy, pamuk vb.ni üfleme

    3. Mumu üfleme

    4. Sabun köpüğünü üfleyerek balon yapma

    5. Pipetle su içme

    6. Pipetle üfleme

    7. Pinpon topu, kâğıt parçası vb. üfleyerek hareket ettirme

    8. Suyu üfleyerek dalgalandırma

    9. Üfleyerek suda kayık yüzdürme

  10. Islık çalma

  11. Flüt çalma

  12. Derin nefes alıp verme.

c. Çene alıştırmaları

    1. Ağzını olabildiğince açma/kapama

    2. Çeneyi yana hareket ettirme

    3. Çeneyi öne hareket ettirme

    4. Çeneyi dairesel hareket ettirme

    5. Çiklet çiğneme.

ç. Damak ve gırtlak alıştırmaları

    1. Yutkunma hareketleri yapma

    2. Tükürüğünü yutma

    3. Yiyecek maddelerini yutma

    4. Gargara yapma

    5. Burnundan derin nefes alma

    6. Ağız açıkken gırtlak sesleri çıkarma.

 

Konuşma işlevini yerine getiren organların devinimini sağlamak, tembel organları harekete geçirmek ve konuşma motivasyonunu artırmak amacıyla, oyun, eğlence ve bilgi temeline dayanan birtakım alıştırmalara yer verilmelidir. Bu alıştırmalar çocukların bireysel gelişim özellikleri dikkate alınarak, kültürümüzün otantik değerlerinden de yararlanılarak (ninniler, tekerlemeler, deyimler, sayışmalar gibi) zevkli bir uğraşı hâline getirilmelidir.

 

Konuşma problemi, zihinsel öğrenme yetersizliği olan bireylerde yaygın olarak görülen bir durumdur. Konuşmayı geliştirme çalışmaları yapılırken;

 

· Öğrencide konuşma isteği yaratmak için uygun ortamın hazırlanması,

· Günlük yaşamda sıkça kullandığı ve söyleyebildiği sözcüklerin seçilmesi,

· Öğrencinin söyleyebildiği ve söyleyemediği heceler belirlenerek söyleyebildiği

   hecelerden oluşan sözcüklerin öğretimiyle işe başlanması,

· Çıkaramadığı sesleri kendisinin fark edebilmesi için kulaklık ve teyp kullanılması,

· Öğrencinin, sorunlarını işaretlerle değil, konuşarak söylemeye teşvik edilmesi,

· Çevresindeki çeşitli nesne ve nesne resimlerinin adlarının söylettirilmesi,

· Konuşurken öğrenciyle göz iletişimi kurulması,

· Öğrenciyle kendisinin dinlendiğini hissettirecek tarzda konuşulması,

· Öğrencinin konuşma sırasındaki yanlışlarının o anda düzeltilerek doğru biçimlerinin

   tekrarlanması ve tekrarlatılması gerekir.

 

            Yazma; düşünceyi, duyguyu, olayı yazı ile anlatmadır. Yazma da konuşma gibi bir anlatım yoludur. Ancak ondan ayrı beceriler de gerektirir. Öğrencilerin bir konuda istenileni uygun biçimde yazması, onların konuşma ve düşünme yetilerine bağlıdır.

 

            Yazma becerisi yazı yazmakla öğrenilir. Bu nedenle yazma eğitiminin temel ilkesi “yazdırmak” tır. Yazma öğretimi yapılırken aşağıdaki noktalar dikkate alınmalıdır.

 

            · Öğrenciler, konu üzerinde bilgi, yaşantı, deney, izlenim ve duygularını kendi sözcükleriyle özgürce bildirmeye yöneltilmelidir.

            · Öğrencilerin kendi düzeyine uygun duygu, deney, yaşantı ve bilgilerini anlatma olanağı verecek konular seçilmelidir.

            · Yazma becerisi kazandırmak için bazı alıştırmalar, denemeler, açıklamalar yapılmalı, bunlarla ilgili bilgiler verilmelidir.

            ·Yazma becerisinin geliştirilmesinde kolaydan zora, basitten karmaşığa doğru bir yol izlemelidir.

            ·Öğrencilerin yazma konusundaki bireysel farklılıkları göz önünde bulundurulmalıdır.

            · Sınıfta, yazma etkinliklerine istek uyandırılmalıdır. Yazdıklarını birbirine okuma alışkanlığı kazandırma, güzel ve doğru yazma yarışmaları düzenleme, okulda ya da sınıfta gazete ve dergi çıkarma gibi etkinlikler öğrencileri bu konuda güdüleyecek etkinliklerdir.

            · Yazma etkinlikleri başka derslere ve özel yaşama kaydırılmalıdır.

            · Yazma etkinlikleri bıktırıcı olacak biçimde uzun tutulmamalıdır.

 

            Sınıf içi uygulamalarda yazma becerisini geliştirmeye dönük çalışmalara yer verilmeli, özellikle her düzeyde, noktalama imlerine ve yazım kurallarına dikkat edilmelidir. Sınıf içinde yapılacak yazma çalışmaları; kontrollü yazma, güdümlü yazma ve serbest yazmadır.

 

            Kontrollü yazmada öğrencilerden, verilen sözcükleri ve tümce yapılarını aynen ya da istenilen değişiklikleri yaparak yazmaları istenir. Bu çalışmalar ile ana dildeki sözcükleri ve yapıları doğru şekilleriyle yazma olanağı verilmektedir.

 

            Güdümlü yazma çalışmalarıyla öğrencilerden, öğrendikleri sözcükleri ve tümce yapılarını kontrollü bir biçimde kullanmaları ve anlamlı bir paragraf oluşturmaları istenmektedir. Güdümlü yazmanın en sık karşılaşılan türü dikte yapmaktır. Dikte yapılırken, metin önce normal hızda okunur ve öğrencilerin dinlemesi istenir. Daha sonra metin tümce tümce okunarak öğrencilerden yazmaları istenir. Son olarak da öğrencilerin kendi yazdıklarını kontrol etmeleri ve düzeltmeleri amacıyla metin tahtaya yazılır.

 

            Serbest yazma çalışmalarıyla da öğrencilerden duygu ve düşüncelerini kendi sözcükleriyle ve yazım kurallarına dikkat ederek yazmaları istenir.

 

            Yazma çalışmalarında göz önüne alınması gereken en önemli noktalardan biri de yazılı anlatımların düzeltilmesidir. Düzeltmelerin yapıcı bir özellik taşıması gerekir. Bu konuda genellikle izlenen yol; yazdırılan yazının toplanması, yanlışların düzeltilerek öğrencilere dağıtılmasıdır. Böyle bir düzeltmeden amaç, yanlışları göstermek ve daha sonra aynı yanlışları yapmayı önlemektir. Oysa öğrencinin yanlışlarını kendisinin düzeltmesi en verimli yoldur. Öğrencilerin yazdıkları ödevleri önce kendilerinin düzeltmesi, sonra arkadaşlarına okuyarak onlara düzelttirmesi daha sonra da öğretmene vermeleri alışkanlık hâline getirilmelidir.

 

            Dil bilgisi kurallarına, örnekler üzerinde yeteri kadar durulmak suretiyle varılmalı ve bu kurallar çeşitli alıştırmalarla öğrencilere kazandırılmalıdır. Ayrıca, öğrencinin yazdıkları mutlaka kontrol edilmeli ve gereken düzeltmeler yapılmalıdır.

 

            Atatürkçülük konularıyla ilgili; 04.08.1999 tarih ve 263 sayılı Talim Terbiye Kurulu kararıyla kabul edilen ve Eylül 1999 tarih 2504 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayınlanan ilköğretim kurumlarının öğretim programları ile ders kitaplarında yer alması gereken konular, bütünüyle Türkçe dersi öğretim programında da işlenecektir. Türkçe dersi için parça seçilirken “Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi” derslerinin mihver ders olduğu göz önüne alınmalıdır. Türkçe dersi için belirtilen konulardan ilgili olanların mümkün olduğunca birleştirilerek işlenmesine dikkat edilmeli ve konuların karşısında yer alan açıklamalar dikkate alınmalıdır.


GENEL AMAÇLAR

 

  1. Ana dilimiz Türkçeyi öğrenmenin hayatımızdaki yeri ve önemini kavrar.

  2. Görsel ve işitsel algı ile ilgili beceriler geliştirir.

  3. Okuma ve yazma becerilerini geliştirir.

  4. Görüp izledikleri, dinledikleri, okudukları ile ilgili anlama gücü geliştirir.

  5. Görüp izledikleri, dinledikleri, okudukları, inceledikleri, düşündüklerini söz ya da yazı ile

      anlatma beceri ve alışkanlığı kazanır.

  6. Türk dilini severek ve kurallarının farkında olarak Türkçeyi doğru kullanma becerisini

      geliştirir.

  7. Türlü etkinliklerle kelime dağarcığını zenginleştirir.

  8. Atatürk’ün hayatını ve kişiliğini tanımaya ilgi duyar.

 

 

ÖZEL AMAÇLAR

 

  1. Sözel yönergelere uyar.

  2. Sözcükleri doğru kullanır.

  3. Kendini ifade etmede basit sözcükler kullanır.

  4. Görsel algı ile ilgili çalışmalar yapar.

  5. İşitsel algı ile ilgili çalışmalar yapar.

  6. İşitsel belleğini geliştirir.

  7. El, parmak çalışmalarında kas kuvveti ve koordinasyonunu geliştirir.

  8. El, göz koordinasyonunu geliştirir.

  9. El, parmak çalışmalarında kas kuvveti ve koordinasyonunu geliştirici taklidî hareketler

      yapar.

10. Yazıda kullanılan belli başlı araç gereçleri tanır.

11. Kalemi, kurallarına uygun kullanır.

12. Yazı araç gereçlerini kullanır.

13. Yazı araç gereçlerini temiz ve düzenli kullanmaya özen gösterir.

14. Temel çizgi çalışmalarına hazırlık yapar.

15. Temel çizgi çalışmaları yapar.

16. Çizgili kâğıt üzerine temel çizgi çalışmaları yapar.

17. Dört çizgiyle belirlenmiş çizgiler üzerine harfleri yazar.

18. Normal çizgiyle belirlenmiş çizgiler üzerine harfleri yazar.

19. Tümce okur.

20. Tümce yazar.

21. Tümce yazmada kurallara uyar.

22. Farklı tümceleri ayırt eder.

23. Tümcelerden oluşturduğu metni kavrar.

24. Tümceyi sözcüklere ayırır.

25. Sözcük okur.

26. Sözcük yazar.

27. Farklı sözcükleri ayırt eder.

28. Sözcüklerden oluşturduğu metni kavrar.

29. Sözcüğü hecelerine ayırır.

30. Hece okur.

31. Farklı heceleri ayırt eder.

32. Hecelerden oluşturduğu metni kavrar.

33. Sesleri okur.

34. Ünlüleri kavrar.